DOLAR: 4.08 TL
EURO: 4.96 TL

AHİ EVRAN felsefesinin özü

1 yıl önce
590 kez görüntülendi

AHİ EVRAN felsefesinin özü

Kocaeli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kemal KAYA “AHİLİK” felsefesinin “doğruluk, dürüstlük, kardeşlik” olduğunu belirterek “Doğruluk ve dürüstlük yan-yana kullanılınca mükerrer yani tekrar gibi algılanabilir. Doğru olmak dürüst olmanın bir ileri adımıdır. Siz dürüst olursunuz ama dürüst olunmamasına susarsanız, kafanızı çevirirseniz doğru olamazsınız. İşte AHİ EVRAN felsefesinin özü budur. Dürüst olmak tekil doğru olmak çoğuldur. Doğruluğu aramak doğru olunmamasına susmamaktır” dedi.
Ülkemizin bugün dünden daha fazla kardeşliğe, birliğe kenetlenmesi gerektiğini savunan KAYA Türkiye Osmanlı’dan bugüne hep ileri koşuyor. Mustafa Kemal devrimleriyle çağı yakaladık. Dünyanın özendiği tek çağdaş İslam ülkesiyiz.

Demokrasiyi savunarak, demokraside kenetlenerek yolumuzu yürümek zorundayız diyerek Ahilik felsefesini özellikle ülke esnafının benimsediğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran, 1171 yılında Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğmuştur. Kendi mesleği olan debbağlık dalından başka 32 çeşit esnaf ve sanatkarın lideri olan Ahi Evran’ın Anadolu’da kurduğu Ahilik teşkilatının asıl amacı ilim ve bilgiyi insanlığın hizmetine sunmaktı.

Ahilik, Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiyesiyle kurulmuştur. Bazı araştırmalar Ahiliğin Kırşehir’de ortaya çıktığını ileri sürer. Diğer bir görüşe göre, Bağdat’ta büyük üstadlardan ders alan Ahi Evran, Arapların kurduğu Fütüvvet Teşkilatı’ndan etkilenerek, 1205’te Anadolu’ya gelmesinden kısa bir süre sonra Kayseri’de Ahilik Teşkilatını kurar.
Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir düzendir. Ahi Evran’a Ahi Baba da denir.
Ahilik kültürü ve felsefesi, toplumsal yaşamın ortak paydası olan “insanı” esas almıştır. İnsanlar arasındaki ticari ve toplumsal ilişkilerde; dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme, saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olma ilkeleri esas alınmış ve bu insani değerler toplum tarafında “bir yaşam tarzı” olarak kabul edilmiştir.
Bugün uygar ülkelerin toplumlarında uygulamaya ve hakim kılmaya çalıştıkları bu değerler, 13. Yüzyılda Anadolu Türkleri tarafından “Ahilerin Vizyonu” olarak uygulanmış ve böylece diğer ülkelere örnek olmuştur.

Türklere özgü bir kurum olan Anadolu Ahiliğini yaratan bu değerli insanlar, o dönemin yozlaşmış, parçalanmış, kimliğini kaybetmiş ve fakirleşmiş Anadolu Türk Boylarını; birlik, kardeşlik, dostluk, hoşgörü ve insan sevgisini esas alan bir anlayışla, bir çatı altında birlikte yaşayabilmeyi, iş ve meslek sahibi olabilmeyi öğretmişlerdir.
Ahilik kültür ve felsefesinde, toplumun refahı ve sosyal sorumluluk, önemli ve öncelikli bir ilke olarak kabul edilmiş ve bu bağlamda yeterli ve kaliteli mal ve hizmet üretimi teşvik edilmiştir. Ayrıca mal ve hizmet üretiminde kaliteyi arttırmada, üretici ve sanatkarlar arasında, iş ve meslek hayatında kariyer sahibi olmada ve meslekte ehil kişi sayılmada önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Ahilik, kelime anlamı olarak kardeş, eli açık, konuksever ve yiğit anlamına gelmektedir.
Ahilik teşkilatı ise; Türkler arasında yaygınlaşan sanatta, ticarette dayanışma ve yardımlaşmayı esas alan sosyo-ekonomik kurumdur.
Ahilik, iş ahlakını savunan, sermayeyi ve işçinin alın terini koruyan akıl, ahlak, bilim ve çalışma prensipleri üzerine kurulan günümüzün kooperatifçilik, sendikacılık, sosyal güvenlik, kalite ve fiyat kontrol sistemlerine benzer yönleri olan teşkilattır.

Ayrıca Ahilik, 13. Yüzyılda köylere kadar yayılarak, düzenli ve milli bir toplum kurmayı amaç edinen sosyal bir kurum haline gelmiştir.
Ahilikte, kalfalıktan ustalığa geçen kişilere, bir törenle şed bağlanırdı. Böylece Fütüvvet yoluna giren usta, Ahilik felsefesine göre “Eline, diline, beline sahip ol. Kalbini, kapını, alnını açık tut” ilkesine bağlı kalırlardı.

Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.”

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yukarı Çık